lundi 17 décembre 2012

Hıristiyanlar Kaçmak için Burayı Kullanıyordu


Hıristiyanlar Kaçmak için Burayı Kullanıyordu
Hıristiyanlığın ilk dönemlerine ait olan eserler turizme kazandırılacak.

Mardin'in Midyat ilçesine bağlı Söğütlü beldesinin altında uzanan ve Hıristiyanlığın ilk dönemlerinde kullanıldığı belirtilen yer altı şehri, ödenek bulunursa turizme kazandırılacak.
Mardin Belediyesi Koruma Uygulama Denetleme Bürosu (KUDEB) Arkeoloğu Lozan Bayar, yaptığı açıklamada, 2009 yılında yer altı şehrinde bir ön keşif yapıldığını, ön keşif sonucu raporlarını Diyarbakır Bölge Anıtlar Kurulu'na gönderdiklerini kaydetti.
Yapının, erken Hıristiyanlık dönemine ait bir yer altı şehri olduğunu aktaran Bayar, örneklerinin Kapadokya'da olduğunu, bölgede bu özelliklere sahip birkaç yerin bulunduğunu söyledi. Söğütlü Yer Altı Şehri ile Kapadokya arasında hiç bir farkın olmadığını belirten Bayar, şöyle dedi:
''Burası daha güzel ve daha büyük. Yalnız ödenek sıkıntıları nedeniyle maalesef burayı restore edemiyoruz. Yaklaşık 600-700 metre uzunluğunda güney-kuzey istikametinde, doğu-batı uzantısında da tahmini 600-700 metre olduğunu düşünüyoruz. Çünkü zamanla kanalizasyon, foseptik çukuru olarak kullanılmış, ahır olarak kullanılmış. Bazı kısımları kapatılmış, duvar örülerek. Güzel bir projeyle hem restorasyonunu yapmış olacağız hem de Türkiye'ye ve dünya turizmine kazandırmış olacağız. Erken Hıristiyanlık dönemi dediğimiz, milattan sonra 4'üncü 5'inci yüzyıl. 397'lerde Mor Gabriel bölgeye yerleşiyor. Ondan sonra öğrencileriyle, Turabdin bölgesine yani Midyat, Ömerli Söğütlü gibi yakın beldelerimize yayılıyor ve burada yerleşim yerleri kuruyorlar. Zaten köyün ismi 'Kınderip' de Süryanice'den gelen bir isim.''
-''Hem kaçış noktaları hem de bacalar mevcut''-
Roma'nın baskılarından kaçan Hıristiyanların bu alanları hem sığınak hem de yaşam alanları olarak kullandığını anlatan Bayar, şöyle konuştu:
''Erken Hıristiyanlık döneminde Roma, Hıristiyanlığı resmi din ilan etmeden önce Hıristiyanlar paganların baskısı altındaydı. Bu tip yer altı şehirlerine yerleşip hem güvenliklerini sağlıyorlardı hem de ibadetlerini gerçekleştiriyorlardı. Aynı zamanda bunlar birer kaçış noktaları. Yani yüzeyin üzerinde de ufak tefek kaçış noktaları vardı. Ama esas yerleşim birimleri, bu gördüğümüz mağara tarzı tünellerle sağlanıyordu. Bildiğimiz mutfak, oturma alanları, yatak odaları, günümüzde köy yerleşimi nasılsa, 1400-1500 yıl önce de aynı yaşam koşulları vardı. Tabii yine yüzeyde hem kaçış noktaları hem de bacalar mevcut. Tabii bunlar zamanla yeni yerleşim sonucu kapanmıştı. Yeni yerleşimdeki temeller onların üzerine oturtulmuş. Sarnıçlar, su kuyuları, kanalizasyon sistemleri o dönemden beri mevcuttu.''

Aucun commentaire:

Enregistrer un commentaire