| LANGUES & CUISINE / ATELIERS | |
| lundi 23 sept. à 19h | turc et persan |
| mardi 24 sept. à 19h | frioulan et slovène |
| mercredi 25 sept. à 19h | azerbaïdjanais et ouïghour |
| jeudi 26 sept. à 19h | roumain et hongrois |
| vendredi 27 sept. à 19h | tchèque, polonais et sorabe |
| LANGUES / RENCONTRE vendredi 27 sept. à 18h30 |
|
| Que racontent nos langues
? (CAFÉ Bilingue) Au carrefour des Associations, Paris 12e MAİSON D'EUROPE ET D'ORİENT 3, passage Hennel 75012 PARİS (entrée par le 105 avenue Daumesnil) 33 1 40 24 00 55 |
Notre objectif est de réunir les cultures turques, Moyen-orientales et françaises pour une meilleure connaissance entre nos peuples, une coopération, une amitié durable.
mardi 17 septembre 2013
langues et gastronomie à la maison d'europe et d'orient
lundi 16 septembre 2013
Zeugma’nın perilerine desteğe devam
Gaziantep’in Nizip ilçesinde Birecik Baraj Gölü kıyısında bulunan ve MÖ 300 yılında kurulmuş olan Zeugma Antik Kenti’nde, arkeolojik çalışmalarla gün ışığına çıkarılan ‘Muzalar Evi’ndeki arkeolojik çalışmalar devam ediyor.
‘Muzalar Evi’ndeki çalışmalar, Zeugma’daki projelere destek sağlayan kurumlardan biri olan Türkiye İş Bankası'nın katkılarıyla sürüyor. Kurum, kazı alanında, Zeugma Kazısı Başkanı Prof. Dr. Kutalmış Görkay'ın da katıldığı bir basın toplantısı düzenleyerek, ‘Muzalar Evi’ kazılarını desteklemeye 2017’ye kadar devam edeceklerini açıkladı.
Muzalar Evi, adını içinde bulunan dönemin yazarları, şairleri, müzisyenleri, tarihçileri ve filozofları için resmedilmiş ilham perileri olduğu söylenen Muzalar mozaiğinden alıyor ve 20 bin dönümlük arazi üzerine kurulmuş olan Zeugma Antik Kenti’nin önemli yapılarından biri olarak kabul ediliyor.
Zeugma Antik Kenti’nde arkeolojik kazılar ilk olarak 1987 yılında başladı, 1996 yılında Birecik Barajı gövde duvarının temel kazısı sırasında bazı mozaik parçalarına rastlanması üzerine bölgedeki kazılar yoğunlaştı.
Libellés :
İş Bankası,
Muzalar Evi,
Zeugma Her türlü hakkı saklıdır.
100 bin yıllık su aygırı dişi bulundu
15 Eylül 2013 12:00 Pazar
100 bin yıllık su aygırı dişi bulundu
Antalya Karain Mağarası'nda yapılan kazılarda 100 bin yıllık su aygırı dişleri bulundu
Karain Mağarası Kazı Başkanı Prof. Dr. Işın Yalçınkaya, yaptığı açıklamada, 28 yıldır süren Karain kazılarının bu yılki bölümünün tamamlandığını belirtti.

Karain Mağarası'nın arkeolojik araştırmaların yanı sıra doğa tarihi açısından da önemli olduğunu vurgulayan Yalçınkaya, 300 metre yüksekliğindeki mağaranın ön bölümündeki ovada yüzbinlerce yıl önce göl olduğunu, burada birçok av hayvanının yaşadığını kaydetti.

Mağarada su aygırı, fil ve gergedanlara ait buluntuların bunun göstergesi olduğuna işaret eden Yalçınkaya, şöyle konuştu: "Karain Mağarası'nı bölümlere ayrılarak inceliyoruz. Bir bölümde tamamen Yontmataş dönemi buluntuları var. Buradaki kazılar sırasında 2 adet su aygırı dişi bulundu. Bunlardan daha sağlam olanı Orta Yontmataş dönemine ait. Oldukça sağlam olan dişin kullanım nedeniyle aşındığı görülüyor. Bu derece sağlam dişin ortaya çıkarılması neredeyse imkansız. Diğer diş ise Alt Yontmataş döneminden. Bu, diğerine göre daha yaşlı bir su aygırına ait. Bu dişlerin 100 bin yıllık olduğunu tahmin ediyoruz."
Dişler, o dönemdeki insanların beslenme düzeni hakkında bilgi veriyor
Prof. Dr. Yalçınkaya, ele geçen buluntuların Alt Yontmataş döneminden Orta Yontmataş dönemi sonuna kadar insanların su aygırlarıyla yaşadıkları, onları avladıkları ve kadavralarını mağaraya getirdiklerini ortaya çıkardığına dikkati çekerek, şöyle devam etti: "Bu dişler Alt ve Orta Yontmataş dönemindeki insanların beslenme düzeni, ortamları hakkında da bilgi veriyor. Çünkü bu dönemlerde dünyada buzullar var. Böyle bir dönemde Anadolu şanslı ve ayrıcalıklı bölgelerden bir tanesi. Daha çok Afrika kıtasının etkisi altında. Buzul etkisinden uzak. O bakımdan burada kalın derili ya da büyük derili av hayvanlarını bulmak mümkün.
Fil ve gergedan kafatası ve dişleri
Bunun yanı sıra geçen yıllarda burada fil ve gergedan kafatası ve dişlerine de rastlamıştık." Orta ve Alt Yontmataş dönemlerinde, bugün Anadolu'da görülmeyen memeli hayvanların varlığının bölgede yoğun olduğunu anlatan Yalçınkaya, fil, gergedan ve su aygırı gibi hayvanların avlandıktan sonra parçalanarak mağaraya taşındığını söyledi. Yalçınkaya, bölgede at, aslan, mağara ayısı gibi farklı hayvanların yanı sıra keçi gibi küçük memeli hayvan kalıntılarına da rastladıklarını kaydetti.
Karain Mağarası Karain Mağarası
Antalya'nın 30 kilometre kuzeybatısında, Döşemealtı ilçesine bağlı Yağca köyü sınırları içinde denizden yaklaşık 450 metre yükseklikte bulunuyor. 500 bin yıllık olduğu belirlenen ve 63 yıl önce Prof. Dr. İsmail Kılıç Kökten tarafından keşfedilen mağarada 1985 yılından bu yana Prof. Dr. Işın Yalçınkaya başkanlığında kazı çalışmalarını gerçekleştiriliyor. Alt Yontmataş devrinden başlayarak Orta ve Üst Yontmataş evreleri, Neolitik, Kalkolitik, Eski Tunç gibi protohistorik çağlarda ve Klasik Çağ'da sürekli iskan edilen mağarada 11 metreyi bulan kültür dolgusu oluşmuş durumda. Klasik dönemlerde adak mağara olarak kullanıldığı belirlenen Karain Mağarası'nın dış duvarlarında Grekçe kitabe ve nişler yer alıyor.
Karain Mağarası'nın arkeolojik araştırmaların yanı sıra doğa tarihi açısından da önemli olduğunu vurgulayan Yalçınkaya, 300 metre yüksekliğindeki mağaranın ön bölümündeki ovada yüzbinlerce yıl önce göl olduğunu, burada birçok av hayvanının yaşadığını kaydetti.
Mağarada su aygırı, fil ve gergedanlara ait buluntuların bunun göstergesi olduğuna işaret eden Yalçınkaya, şöyle konuştu: "Karain Mağarası'nı bölümlere ayrılarak inceliyoruz. Bir bölümde tamamen Yontmataş dönemi buluntuları var. Buradaki kazılar sırasında 2 adet su aygırı dişi bulundu. Bunlardan daha sağlam olanı Orta Yontmataş dönemine ait. Oldukça sağlam olan dişin kullanım nedeniyle aşındığı görülüyor. Bu derece sağlam dişin ortaya çıkarılması neredeyse imkansız. Diğer diş ise Alt Yontmataş döneminden. Bu, diğerine göre daha yaşlı bir su aygırına ait. Bu dişlerin 100 bin yıllık olduğunu tahmin ediyoruz."
Dişler, o dönemdeki insanların beslenme düzeni hakkında bilgi veriyor
Prof. Dr. Yalçınkaya, ele geçen buluntuların Alt Yontmataş döneminden Orta Yontmataş dönemi sonuna kadar insanların su aygırlarıyla yaşadıkları, onları avladıkları ve kadavralarını mağaraya getirdiklerini ortaya çıkardığına dikkati çekerek, şöyle devam etti: "Bu dişler Alt ve Orta Yontmataş dönemindeki insanların beslenme düzeni, ortamları hakkında da bilgi veriyor. Çünkü bu dönemlerde dünyada buzullar var. Böyle bir dönemde Anadolu şanslı ve ayrıcalıklı bölgelerden bir tanesi. Daha çok Afrika kıtasının etkisi altında. Buzul etkisinden uzak. O bakımdan burada kalın derili ya da büyük derili av hayvanlarını bulmak mümkün.
Bunun yanı sıra geçen yıllarda burada fil ve gergedan kafatası ve dişlerine de rastlamıştık." Orta ve Alt Yontmataş dönemlerinde, bugün Anadolu'da görülmeyen memeli hayvanların varlığının bölgede yoğun olduğunu anlatan Yalçınkaya, fil, gergedan ve su aygırı gibi hayvanların avlandıktan sonra parçalanarak mağaraya taşındığını söyledi. Yalçınkaya, bölgede at, aslan, mağara ayısı gibi farklı hayvanların yanı sıra keçi gibi küçük memeli hayvan kalıntılarına da rastladıklarını kaydetti.
Karain Mağarası Karain Mağarası
Antalya'nın 30 kilometre kuzeybatısında, Döşemealtı ilçesine bağlı Yağca köyü sınırları içinde denizden yaklaşık 450 metre yükseklikte bulunuyor. 500 bin yıllık olduğu belirlenen ve 63 yıl önce Prof. Dr. İsmail Kılıç Kökten tarafından keşfedilen mağarada 1985 yılından bu yana Prof. Dr. Işın Yalçınkaya başkanlığında kazı çalışmalarını gerçekleştiriliyor. Alt Yontmataş devrinden başlayarak Orta ve Üst Yontmataş evreleri, Neolitik, Kalkolitik, Eski Tunç gibi protohistorik çağlarda ve Klasik Çağ'da sürekli iskan edilen mağarada 11 metreyi bulan kültür dolgusu oluşmuş durumda. Klasik dönemlerde adak mağara olarak kullanıldığı belirlenen Karain Mağarası'nın dış duvarlarında Grekçe kitabe ve nişler yer alıyor.
4ème festival international de la chanson turque 'Türkçevizyon'
'

Des artistes venus de 21 pays des Balkans et de l'Asie centrale ont pris part au festival organisé en partenariat avec la TRT ainsi que le préfecture et gouvernorat de Denizli.
Le gala du festival qui était diffusé seulement par TRT Müzik et TRT Avaz les années précédentes, a été diffusé cette année en directe sur les chaînes publiques des pays participants.
Le directeur général de la TRT, Ibrahim Şahin a déclaré qu'ils tentaient de faire parvenir les belles chansons turques partout dans le monde via le festival 'Türkçevizyon'.
L'enthousiasme et la joie des spectateurs pour le Gala tenu au Théâtre antique de Pamukkale, n'a pas diminué tout au long de la soirée.
Le Gala a fait vivre une fête de la musique turque durant deux heures.
Ibrahim Şahin a fait savoir qu'une spectaculaire nuit avait été vécue durant l'inauguration de cette splendide organisation non seulement pour les téléspectateurs mais également pour les spectateurs présents dans le théâtre antique de Denizli.
M. Şahin a remercié toutes les personnes ayant pris part à l'organisation de 'Türkçevizyon'.
Des artistes venus de 21 pays des Balkans et de l'Asie centrale ont pris part au festival organisé en partenariat avec la TRT ainsi que le préfecture et gouvernorat de Denizli.
Le gala du festival qui était diffusé seulement par TRT Müzik et TRT Avaz les années précédentes, a été diffusé cette année en directe sur les chaînes publiques des pays participants.
Le directeur général de la TRT, Ibrahim Şahin a déclaré qu'ils tentaient de faire parvenir les belles chansons turques partout dans le monde via le festival 'Türkçevizyon'.
L'enthousiasme et la joie des spectateurs pour le Gala tenu au Théâtre antique de Pamukkale, n'a pas diminué tout au long de la soirée.
Le Gala a fait vivre une fête de la musique turque durant deux heures.
Ibrahim Şahin a fait savoir qu'une spectaculaire nuit avait été vécue durant l'inauguration de cette splendide organisation non seulement pour les téléspectateurs mais également pour les spectateurs présents dans le théâtre antique de Denizli.
M. Şahin a remercié toutes les personnes ayant pris part à l'organisation de 'Türkçevizyon'.
Date de l'information : 15 Septembre 2013 15:53 TRT
A l'occasion du nouvel an juıf voici une carte de ''Shana Tova'' meilleurs voeux, tellement poétique et qui montre un tel travail, une telle énergie mise en oeuvre,que je ne résiste pas au plaisir de la partager.
www.youtube.com/embed/C_ CDLBTJD4M
www.youtube.com/embed/C_
dimanche 15 septembre 2013
Concert Sunar Muazzer ERSOY et Gokhan KESER à paris
![]() |
SAHNELERIN KRALICESI MUAZZEZ ERSOY ILK DEFA PARIS'te
VENDREDI 1ER NOVEMBRE à 20h00 ZAC La Villette Aux Aulnes - 3 rue Galilée, 77290 Mitry-Mory Boyle Bir Konser Kacarmi hic Hadi Sizde Biletinizi Alin Ve Bu Konserin Tadina Varin contact: 0612547848 |
Libellés :
concert à paris,
Gokhan KESER,
Sunar Muazzer ERSOY
Inscription à :
Articles (Atom)


