Affichage des articles dont le libellé est Radikal. Afficher tous les articles
Affichage des articles dont le libellé est Radikal. Afficher tous les articles

dimanche 18 octobre 2015

Elif Şafak: "Beraber yas tutamayanlar, beraber bir gelecek inşa edemez"

Yazar Elif Şafak, Financial Times gazetesine yazdığı makalede, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın tarafsız bir şekilde davranmadığını belirtirken, Ankara katliamı sonrasında yaşanan büyük kutuplaşmanın ürkütücülüğüne dikkat çekti. Şafak, "Beraber yas tutamayan bir toplum, beraber bir gelecek inşa edecek" diyor.
Elif Şafak: "Beraber yas tutamayanlar, beraber bir gelecek inşa edemez" 
Ünlü yazar Elif Şafak, Ankara saldırısı ve ardından yaşananları İngiltere'nin sayfın gazetelerinden Financial Times için kaleme aldı.
"Türkiye Demokrasisinin Kalbinde Kopan Patlama", Mevlana'nın "Sessizlik en güzel sestir" sözleri ile başlayıp sufi düşünür ve şairin memleketi Konya'daki milli maçtaki sessizliği bozan aşırı milliyetçi slogan ve tekbir seslerine uzanıyor.
http://www.radikal.com.tr/kultur/elif-safak-beraber-yas-tutamayanlar-beraber-bir-gelecek-insa-edemez-1454302/ 
 

mardi 10 décembre 2013

Her Kürt kadını ve erkeği dengbejdir


Lawje, Hakkâri köylerinde yaptıkları derlemelerle dengbejlerin 
türkülerini görünür kıldı. Grupla 'Selîqe'nin oluşum sürecini konuştuk.

Her Kürt kadını ve erkeği dengbejdir
Hakkârili üç çocukluk arkadaşı, Ali Tekbaş, Ali İmran Erin, Serhat Bostancı bir araya gelip “Neden Hakkâri türkülerini derlemiyoruz?” diye sorduklarında, ellerinde ne enstrüman vardı, ne derlemeleri kayıt edebilecekleri bir alet. 8 yıl boyunca, yaz tatillerinde gittikleri Hakkâri’nin köylerini gezip derleme yaptılar, bu kayıtları yeniden yorumladılar. Bu çabanın sonunda Lawje grubu ‘Selîqe’ albümüyle dinleyicilerin karşısına çıktı. Kürt müziğine yeni bir soluk getiren grubun üyeleriyle buluştuk, imkânsızlıklara rağmen bir albüm nasıl yapılır, konuştuk.

vendredi 18 octobre 2013

WARHOL ET MUNCH A ANKARA

Ankara CerModern, Edward Munch'un doğumunun 150'nci yılını Munch ve Warhol'u biraraya getiren özel bir sergiyle kutluyor. (radikal gazetesi)

Warhol ve Munch Ankara'da
Sergide Munch'un eserleri, onlara Warhol tarafından getirilen yorumlarla beraber sunuluyor.

Ankara CerModern Galerisi 20'nci yüzyılın iki büyük ismini, Edward Munch ve Andy Warhol'u ağırlamaya hazırlanıyor. Norveç Büyükelçiliği'yle ortaklaşa düzenlenen sergi, bu iki ismin baskıları üzerinden birbirleriyle benzerliklerini ortaya çıkartmayı amaçlıyor. Serginin küratörleri Patricia G. Berman ve Pari Stave. 30 eserin yer aldığı sergide Munch'un yüzyıl başında ürettiği taş baskılar 'Çığlık', 'Broş', ' Madonna ' 'İskelet Kollu Eva Mudocci' adındaki dört motifin yakından incelenmesi ve 1984'te Warhol'un ünlü 'Fabrika'sında yaratılan serilerinin yeniden formülasyonu sunuluyor. Munch'un doğumunun 150'nci yılı anısına gerçekleştirilen sergi 6 Kasım - 3 Ocak arasında görülebilir. 

jeudi 26 septembre 2013

Kültür Bakanlığı'ndan 'Nazım'a destek yok'a yanıt!

source RADİKAL gazetesi


Kültür Bakanlığı, Nazım Hikmet'in "Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim" adlı kitabının Rusça olarak basımına destek vermediği yönündeki haberleri ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, sözkonusu eserin desteklenmeme nedeninin başka bir eserin çevirisinin yasal süre içinde bitirilmemesi olduğu vurgulandı.
Kültür Bakanlığı'ndan 'Nazım'a destek yok'a yanıt!

Kültür Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Limbus Press Publishing House’un başvurusu “Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim” adlı eseri çevirmesi planlanan çevirmen Apollinaria Avrutina’nın, TEDA Programı kapsamında 2009 yılı I. dönemde destek verilen bir eserin çevirisini tamamlamaması ve yasal süre (3 yıl) içerisinde eseri yayımlayamadığı için desteğin iadesi için hakkında yasal takip başlatılan başka bir yayınevinin eserinin de çevirmeni olması nedeniyle, Limbus Press Publishing House’un başvurusunun desteklenmesi uygun bulunmamıştır.

Diğer taraftan TEDA Programı kapsamında bir dönemde başvurusu uygun bulunmayan bir yayınevinin aynı eser için yeniden başvuruda bulunması her zaman mümkün bulunmaktadır.

Ayrıca 2013 yılı I. dönemde TEDA Danışma ve Değerlendirme Kurulu’nca, ABD , Bulgaristan ve Yunanistan ’da bulunan yayınevlerine, Nazım Hikmet’in “Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim” adlı eseri için destek verilmesine karar verilmiştir. Yine aynı dönemde Nazım Hikmet’in değişik eserleri için toplam 8 destek kararıverilmiştir.

TEDA Programının yürütülmeye başlandığı 2005 yılından günümüze kadar ise, Nazım Hikmet’in antolojilerde yer alan eserleri hariç olmak üzere toplam 15 eseri için değişik ülkelerde bulunan yayınevlerine destekte bulunulmuştur.

mardi 26 mars 2013

Eglises d'orient et d'occident: vers une réconciliation ?


FRANÇOIS 1er – Le nouveau pape pourrait ouvrir la voie à une réunion des Églises, selon le patriarche de Constantinople
Le nouveau pape catholique François "semble être très différent" de tous ses prédécesseurs, assure Bartholomée Ier, l'actuel primat de l'Église orthodoxe de Constantinople. Il a la "capacité" de réformer le Vatican, ajoute-t-il dans une interview avec Murat Yetkin, du quotidien Radikal. Quelques jours après son retour de la messe inaugurale du pape, le 19 mars dernier, le patriarche orthodoxe a fait ces déclarations étonnantes : "Probablement pas de mon vivant, mais je crois qu'il y a une chance pour les prochaines générations de voir les Églises d'Orient et d'Occident réunies".
Bartholomée Ier, représentant spirituel de 300 millions de chrétiens orthodoxes, confie être agréablement surpris par l'accueil qu'a réservé le nouveau pape aux ambassadeurs des autres religions. Il est d’ailleurs le premier patriarche orthodoxe à assister à la messe d'inauguration du pape depuis 1054, date de la séparation entre les Églises d'Orient et d'Occident. Avec ces déclarations, le patriarche Bartholomée Ier signe une tentative de rapprochement des confessions. L'Église orthodoxe ne considère pas le pape comme chef de l’Église mais seulement comme le patriarche de Rome.
Marlène Alibert (http://www.lepetitjournal.com/istanbul) mardi 26 mars 2013

lundi 17 décembre 2012

ISTANBUL: CONSTRUCTION D’UNE ÉGLISE – Une première dans l’histoire de la République


Après plusieurs années de démarches, la communauté syriaque d’Istanbul a obtenu de la municipalité un terrain et l’autorisation d’y construire une église, rapportait ce week-end le quotidien Radikal. Si le projet, qui n’en est qu’à ses débuts, est approuvé par le conseil de protection des biens culturels et que l’église est effectivement érigée, il s’agira d’une première dans l’histoire de la République de Turquie, fondée en 1923.
Le président du conseil d’administration de la Fondation de l’église de la Vierge Marie de Beyoğlu (Süryani Kadim Meryemana Kilisesi), Sait Susin, précise que le lieu de culte sera bâti à Yeşilköy, où nombre des Syriaques de la ville ont élu domicile. “Si cette décision de la mairie voit le jour, cela voudra dire que l’existence des Syriaques et des autres minorités est reconnue en Turquie. Nous sommes donc très heureux de cette décision”, confie-t-il au quotidien.
Ces dernières semaines, le projet d’église a pourtant suscité une polémique. Des représentants de la communauté catholique d’Istanbul affirment que le terrain accordé par la mairie leur appartient en réalité. “Il y a un cimetière catholique latin à côté du terrain que la municipalité nous a accordé. On y trouve une ancienne chapelle et quelques pierres tombales. Tout le monde pense que l’église syriaque sera construite sur ce cimetière mais ce n’est pas vrai”, répond Sait Susin dans Radikal.
Anne Andlauer (http://www.lepetitjournal.com/istanbul.html) lundi 17 décembre 2012